Site Menüsü
Üyelik Girişi
Anket
Anadolu Halk Hareketi'ni Doğru Buluyor Musunuz?
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam56
Toplam Ziyaret603425
Milattan Önce Milletlerin Doğuşu -2- ( İlk Türk )

  

Milletlerin Doğuşu -2-


-Nuh oğlu Yafes (Yafet) ve İlk Türk isminin zuhur edişi incelenecektir.









Bir önceki yazımızda (bkz: Milletlerin Doğuşu -1-) Nuh oğulları Ham ve Sam hakkında özet bilgiler vermiştik. Şimdi gelelim 3. Oğula. Tabi bu sıralamamız yaş ile ilgili değildir, bunu da belirtelim. Yafes’in en büyük oğul olduğunu da söyleyenler var, en küçük olduğunu da.



YAFES

Nuh’un oğlu Yafes ve çocukları hakkındaki iddialar 2 temel ihtimal altında birleşiyor. Biz bu ihtimalleri ve kaynaklarını sıralayalım öncelikle.


1- Yafes’in 7 oğlu olmuştur. Ve bu teze göre ilk Türk Yafes’in torunudur.

 

Evet İncil kaynaklı eserlerde Yafes'İn 7 oğlundan bahsediyor. Bu arada şu notumuzu da verelim. Tüm kaynakların hem fikir olduğu üzere, Nuh Peygamber, çocukları ve soyları artmaya başlayınca, Ham, Sam ve Yafes arasında bölgeleri paylaştırmıştır. Bu paylaşıma göre Yafes'e kabaca Orta Asya tarafları düşmektedir.

 

  

Dönelim İncil'e..... Yafes'in 7 çocuğu olmuştur. İsimleri :

  

GOMER, MAGOG, MEDAY, YAVAN, TUVAL, MEŞEK VE TİRAS.

( İncil-Genesis ve onu kaynak alan Tarihciler )

GOMER’İn 3 çocuğu var diyor İncil    : AŞKENAZ, RIFAT ve TORAGMA


YAVAN’ın 4 çocuğu var diyor             : ELİŞA, TARŞİŞ, KİTİM ve DODANİM

Başka Yafes torunları ile ilgili bilgi yok. Peki buradan çıkartılan sonuç ne? O kadar birbirine girmiş ki. Misal Wikipedia’dan dip notları ile beraber Yafes’in 7 çocuğu ve bundan doğan milletlerin tanımını aynen aktarıyorum :

 

……………………………………………………………………………………………………………………………………………….

 

  • GomârAlpin (Kafkasyalılar)Kimmer, Anglo-Sakson, Cermen, Sümer

 

  • Mağok : Fin, Türk (Macar ve Bulgarlar da dahil), Moğol, Eston

 

  • Maday : İran (Persler), Tacik, Afgan, Urdu (Pakistanlı), Medler, Hintliler

 

  • Yuvan : Yunan (İyonlar)

 

  • Tubal : İtalyan, İspanyol, Katalan, Klikya



Not: Bazı bilim adamları Türkiye'de yaşayan Türk halkının genetik olarak bu ırklarla %99,7 oranında benzemesi nedeniyle Türklerin atasını Tubal olarak benimser.

Ancak bunun yalnızca Anadolu'ya yerleşen Türklerde görüldüğü, benzerliğin ise iklim ve coğrafya nedeniyle olduğu ve aslında tüm Türklerin bu derecede benzemediği ve bu yüzden Mağok'un Türklerin atası olduğunu savunur. 

Hazar Yazışmalarında Hazar Kağanı Yusuf, Türklerin Gomar'ın oğlu Togarma'dan geldiğini dile getirir.

 

  • Tras     : Traklar, Gotlar, Danlar

 

  • Meşek : Slavlar, Frigler, İlirya, Hititler

 

ırklarının ve uygarlıklarının ataları oldular.

 

………………………………………………………………………………………………………………………

Ben bir düzeltme yapmalıyım öncelikle. Urdu (Pakistan) yazılmış. Bu yanlış bir ibaredir. Pakistanlılar ayrı bir ırktır, Urdu ve Urduca konuşanlar ayrı. Urduca Türk dil ailesindendir. Ve bir zamanlar o bölgede hüküm süren Gaznelilerin, ve tabiki ordularının konuştukları dildir. Urdu'nun manası Ordu dur.

Şimdi gelelim meselemize. Nereden başlayalım bilmiyorum ama siz de farketmişsinizdir, Türkleri her yere koymuşlar. Türkler diyorum çünkü ilerde inceleyeceğimiz gibi misal Trak'lar, Kimmer'ler Türk Medeniyetleridir. Bu gerçeği dış kaynaklardan bile araştırsanız görürsünüz. Hatta Türk kelimesinin Traklardan geldiği bile söylenir. Aynı zamanda Medeniyeti başlatan ve bir dahaki yazımızın konusu olan Sümerler ise, Türk denilmemekle(!) birlikte Türkçe konuştukları tüm dünyaca kabul edilmiştir. Bunları göreceğiz.

Alpinler ise genel manada Semitik olmayan (Sami ırktan olmayan), Ari ırktan ve brekisefal kafa yapısına sahip (Brekisefal Antropolijide kafatası çapının 80 cm üstünde olması durumudur ve bu Türkler için kullanılır.) Proto-Türkler için de kullanılan bir terimdir.


Bu durumda bizi hem Mağok'un hem Gomer'in hem Tubal'ın hem de Tras'ın soyuna yazmış bulunuyorlar. Sağolsunlar.

Peki bu karışıklık niye? Bunu bir kaç yazı sonra ve sizlerin de katkılarıyla cevaplandıracağız. Bu yazının sonunda bile bir önfikir sahibi olabiliriz umarım. Ama tabiki bu konuda en çok ve en yoğun iddialar hangisi üzerindedir bunu inceleyelim. Ve belge olarak elimizde ne vardır?

Yukarıda da yazdığı gibi Hazar Yazışmaları önemli bir kaynak. Gerçi Hazar Kağan'ının Yahudi'liği seçtiğini ve dolayısıyla kaynaklarının da Yahudi kökenli olabileceğini unutmayalım.

Bu mektuplaşma, o dönem Yahudiliği seçen Türk boylarından olan Hazarların Kağanı Yusuf ile Endülüs Emevi Devleti’nin halifesi 3. Abdurrahman’ın dışişleri sorumlusu Hasday Bin Şaprut arasında geçiyor.


Yazışmanın detayları için şu linke bakabilirsiniz :

http://tr.wikipedia.org/wiki/Hazar_Yaz%C4%B1%C5%9Fmalar%C4%B1



Burada Yusuf Kağan’ın cevabı önemli. Aynen aktarıyorum :

Not: İng. Yosef, bildiğimiz Yusuf. Aaron'un ise telafuzu Harun'a benziyor. Bu sadece bir tahmin tabi ki.

………………………………………………………………………………………………………………………………………………


TÜRK, KRAL AARON'UN OĞLU KRAL YOSEF'İN MEKTUBUDUR :

 

……..Mektubunuzda ayrıca sordunuz:"Hangi halktan, hangi aileden, hangi kabiledensiniz?" Biliniz ki Yafes'in soyundan Togarma'nın torunlarıyız. [Yahudi literatüründe Togarma bütün Türk halkları'nın babasıdır.] Aile ağacı kitabında Togarma'nın on oğlu olduğunu buldum. İsimleri şunlardır: En büyüğü Uygur, ikincisi Dursu, üçüncüsü Avar, dördüncüsü Oğuz, beşincisi Basili, altıncısı Torniak, yedincisi Hazar, sekizincisi Zagora, dokuzuncusu Bulgar, onuncusu
Sabir…….

 

…………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..


Bu Togarma, yani Gomer’in oğlu Togarma, Türklerin atası olma ihtimali bakımından en çok dile getirilen 2. İnsandır. Bazı Fransız, Yahudi ve Arap tarihçiler de bu ihtimali kabul etmişlerdir.

 

Jerahmeel Chronicles of, Togarma oğullarını şu şekilde yazmış :

 

    1. Cuzar ( Hazarlar )

    1. Pasinaq  ( Peçenekler )

    1. Alan ( Alanlar )

    1. Bulgar ( Bulgarlar )

    1. Kanbinah

    1. Turq (muhtemelen Gök-Türkler )

    1. Buz ( Oğuz )

    1. Zakhukh - Zabuk

    1. Ugar - Ungari (ya Macar veya Oghurs / Onogurlar'dı )

  1. Tulmes - Tilmaç (Tirôsz - Tauri )

 

Yahudi alimi Joseph Ben Gorion’ın, ‘Josippon’ adını verdiği Koronloji kitabında aynı isimleri zikretmektedir. 

Ve yine Arap Tarihci Abul-Fevz Muhammed Emin Bağdadi, Türklerin Yafes oğlu Kumer oğlu Türke intisap ettiklerini yazar



En eski tarihçilerden Heredot, bu ihtimali benimsememekle birlikte, Türklerden
Targitalar diye bahsetmiştir. Hammer de bu iki ismin yakınlığına dikkat çekmiştir.


Ancak Ermeni kaynakları ise Togarma’nın kendi ataları olduğunu iddia eder. Ve onlara göre 8 oğlu vardır :

 

    1.  Haik (Հայք) -Togarma ilk oğlu, Miras Ağrı Dağı ve Ermeni milletini kurdu.

    1. Kartlos (ქართლოსი) -

    1. Bardos

    1. Movakos (Movkans)

    1. Lekos (Lak) - Lak people settled in Caucasus Mountains Lekos

    1. Heros (Herans) - settled in the eastern part of Ararat Heros

    1. Caucas (Kovkases) - settled beyond the Caucasus Range Caucas

    1. Egros (Egers) -

En çok dile getirilen 2. iddia olan bu ihtimali, tez ve antitezleri ile birlikte özetledik. Bu ihtimal üzerinde daha sonra detaylı bir yazı yazacağız.Yine bu ihtimalde geçen Türk boyları, aşağı yukarı diğer ihtimalde de geçmektedirler. Ve biz zaten bu boyları inceleyeceğiz.

 

Şimdi geçelim diğer ihtimale…

 

 

2- Yafes’in 8 oğlu olmuştur. Ve bu iddiaya göre ilk Türk Yafes’in oğludur.



Yafes’in 8 çocuğu olduğunu iddia edenlerin sayısı da bir hayli çoktur. Bunlara göre, bu çocukların isimleri;



KONUR, YERCÜC, TUÇİN, YUNAN, TUNAN, TÜRK, KIYATOS, TORS.

( Tevarih-i al-i Karaman )

HAZAR, MİNG, ÇİN, SAKLAP, RUS, KİMERİ, TÜRK, TARİH

(Şecere-i Terakime)

Yafes’in Turk adında bir oğlu olduğunu iddia eden diğer isimler :

Taberî, Mes'ûdî, İbn'ül-Esîr, İbn Hurdâdbih, Gerdîzî, Kâşgarlı Mahmud, Guignes, Vasily Batrold, ...


Kaşgarlı Mahmut’un yazdığı ünlü Divanu Lügati’t Türk kitabında Türklerin kökünün Nuh oğlu Yafes oğlu Türk’e dayandığı yazmaktadır.

İleride göreceğimiz Oğuz Kağan Destanı'ında da Yafes'in Türk oğlundan bahseder.


Batılı kaynaklardan bu ihtimali benimseyenlerden birisi de Fransız Tarihçi Joseph De Guignes. Ona göre Yafes'in sekiz oğlundan en büyüğü Türk ismine sahipti.

Önemli bir kaynak da, dönemin en büyük tarihçisi kabul edilen Vasily Vladimirovich Bartold (Wilhelm Barthold)'un Türkistan tarihine kaynak olarak yayımladığı yazmalardan Hicri 520 veya Miladi 1126 tarihli Mucmil al-tavârih vıa al-kişaş şöyle der:

"Issık-Köl kenarında bir dağ vardı.. Türk (Yafes'in oğlu) orayı makam edinmişdi.... bir gece o dağın tepesinde ateş gördü. o dağa Anduk Art adını verdi... onun tepesine otağını kurdu."

 

 


Tabi bir çok Türk tarihçi ve kaynak da bu ihtimalden bahseder :



Rehber Ansiklopedisi :’’ Nûh Aleyhisselâmın oğlu Yâfes mümin idi. Evladı çoğalınca, onlara reîs olmuştu. Hepsi, dedelerinin gösterdiği gibi Allahü teâlâya ibâdet ediyordu. Yâfes, nehirden geçerken boğulunca, Türk ismindeki küçük oğlu, babasının yerini tuttu.’’ demektedir.



Ve bu konularda çok araştırma yapan M. Kemal Atatürk’te yine bu ihtimalden
bahsetmiştir:


Efendiler bu insanlık dünyasında en az yüz milyonu aşkın nüfustan oluşan büyük bir Türk milleti vardır ve bu milletin yeryüzündeki genişliği oranında da bir derinliği vardır. Efendiler bu derinliği isterseniz ölçelim: Birinci ölçek tarih öncesi devirlere ilişkin ölçektir. Bu ölçeğe göre Türk milletinin kökünün dayandığı Türk adındaki insan, insanlığın ikinci babası Nuh Aleyhisselamın oğlu Yafes'in oğlu olan kişidir…..

 

 

İran ve Hint ülkelerinde yoğun bir inanıcısı bulunan Zerdüştlüğün kutsal kitabı olan Avesta’dam ise şu şekilde anlatılır:


Feridun(Nuh Peygamber?); ülkesini Saim, Irak ve Turak adında üç oğlu arasında paylaştırmıştır. Salm'a bugünkü İran ve havalisi, Irak'a bugünkü Irak ve havalisi ,Turak'a ise Orta Asya ve Çin havvalisi düşmüştür. Feridun ölünce Irak, Salm'a saldırarak İran ve havalisini almış,daha sonra Turak'a saldırmıştır. Irak, Turak'ı yenememiş, savaş bunların torunlarına uzanan dek senelerce sürmüştür. Sonunda Turak'ın torunu "Afrasyap"(Alper Tunga veya Oğuz Kağan iddialarını inceleyeceğiz) Irak torunu "Muncihir"i mağlup ederek Ceyhun nehri sınır kabul edilen bir anlaşma yapmıştır. Bu tarihten sonra ceyhun nehri doğusuna "TURAN", batısına da "İRAN" denmiştir.

 

Tevarih-i ali Kahraman'dan bir kesit vererek konuyu toparlayalım :

..........................................................................................................

Yafes bu fani alemden göçtüğünde yerine büyük oğlu Türk başbuğ oldu. Bir müddet sonra kardaşlar arasında geçimsizlik baş gösterdi. Tüçin bilahere Çin namını alan uzak şarka gitti ve orada yerleşip beldeler imar etti. Konur kendisine tabi olanlarla kuzeye gitti. O vakit Karadenizin etrafı, boş, sevimli ve nimeti bidat yerlerdi. Ormanları balta ile kestiler,su ve otlak kenarlarında yerleştiler.Madenleri  işlediler. Diğer kardaşları da bu suretle diledikleri yerlere göç ettiler. Konurun Şekin, Tuğrum, Rifüs adında üç oğlu vardı.

Bunlar da babalarıyla batıya gitmiş ve Karadenizin güneyinde takım takım
yerleşmişlerdir. Bulunduğu yerde kalan Türk binalar kurdu, zürriyeti çoğalttı.
Oğlu Yercuc, o vakit Çuğun adım alan Hazer denizine kadar geçti. Tunan, İran dedikleri dağlık semte doğru yürüdü. Bunun pek akıllı bir oğlu vardı adına  Keyu derlerdi. Yafesin evlatlarından Yunan cenup ikliminde bulunan  Akdeniz civarına göçdü : o zaman buraları da hali ve ormanlık yerlerdi. Yunan’ın dört oğlu vardı büyüğü (Terşis) di; o da Akdeniz sahiline geldi.

Bu sahada mamureler kuruldu, bugünkü Tarsus şehri Terşis in adını taşımaktadır. Hatta kelküs dedikleri yer de Terşis’in oğlu İsmile tevsim edilmektedir. Aradan bir müddet daha geçince Türk neslinden ve Hatit (Hitit, Eti) milletinden nice cemaatler bunların üslerine geldiler.”

............................................................................................................

Şimdi bir de Dış Kaynaklı eserlerde Türk tarihine göz atalım.

İRAN KAYNAKLARI :

Bütün insanları Nuh’a bağlayan rivâyetin, ilk ve en ayrıntılı bilgilerini veren 520 h/1126’de telif edilen Mücmel’üt-Tevarih ve’l-Kısas daki bilgilerin "edepli, terbiyeli, akıllı ve temiz kalpli olan” Türkle ilgili kısmını, R. Şeşen çevirisinden aynen vermek yararlı olacaktır. Buradaki bilgiler sonradan öteki müelliflerin yazdıklarına da kaynaklık etmiştir.

"Türklerin nesebi hakkında Nuh Peygamber Tufandan sonra yeryüzünü çocukları arasına paylaştırınca, Ceyhun tarafını Yafes’e verdi. Yafes’in yedi oğlu vardı: Çin, Türk, Hazar, Saklab, Rus, Yecuc-Mecuc’un babası olan Misek ve Bulgar ve Burtasların babası Kemâri. Bu çocukların herbirinin nesli ve sülalesi kaldı. Her birinin bir çeşit dili vardı. Doğu taraftaki toprakları kendi aralarında paylaştılar.

Bu oğulların huylarına gelince, Çin çok akıllı ve terbiyeli, Hazar sakin ve az konuşurdu. Rus hilekâr ve ihtiyatlı biriydi. Saklap yumuşak kalpli olub Misek çok yaşamamıştı. Onun oğlu olan Guz hileci ve kurnazdı. Dedesi Yafes onu oğullarından daha çok severdi. Kemâri oyunu seven ava ve işrete düşkün biriydi. Türk edepli, akıllı ve doğru kalpliydi.

Türk (kendisine yarar bir yerleşme bulmak ümidiyle), bütün doğu ülkelerini gezdi ve kendisine uygun bir yer buldu. Hoşlandığı bu yerin adına Issık göl adını verdi ki Türkçede ıssı (sıcak) göl demektir. Burada küçük bir deniz vardı, suyu sıcaktı. Çeşmeler çoktu, etrafı dağlarla çevrilmişti. Otu bol, suyu da çok hoştu.

Türk Tanrı’ya şükretti ve burasını kendisine yurt etti. Yafes’in oğulları arasında Türk ve Hazar akıl sahibi idiler. Fakat diğer oğullarından hayır yoktu. Geceleyin yanındaki dağın üzerinde ateş görüldü. Ertesi günü ortalık aydınlanınca Türk o dağın tepesine çıktı. Fakat ateşten hiçbir eser görmedi. Fakat Türk orasını hoş buldu; yayla ve meralarını hoş ve sevindirici buldu. O dağa Iduk-art adını verdi ki bugün dahi aynı adı taşımaktadır. Sonra ağaçtan ve otlardan evler yapmayı emretti. Bundan evler yaptılar. Barınmak için koyun derisinden kaban-üstlük ve börk yapılmasını buyurdu, bu adet bugüne kadar gelir. Kitaplardan okuduğuma göre Türk’ün bu memlekette yerleşmesi anında talihi Esed yıldızı olmuş ve o saatin sahibi Merih’in ayla, Zühre yıldızının kavsle buluşduğu dakika olmuştur Türk’ün hem kan dökücü, hem de güzel yüzlü olmasının sebebi bundandır.
Türk’ün çocukları oldu ki Tutel, Çigil, Barshan ve İlak. Bugünkü Barshanlılar, İlaklılar ve Çigiller bunların çocuklarıdırlar. Derler ki Tünk, bir gün avlanmaya gitmişti. Birşey yemek istedi; yerler tuzlu imiş. Elindeki lokmayı düşürdü, yeniden aldı. Yediğinde daha hoş buldu. Buradan tuz getirip yemeğe koymayı emretti”.


Bu ihtimali de özetledik sanırım. Dediğim gibi detaylara zaten ineceğiz. Burada bu 2 ihtimal arasındaki yakınlıkları da tespit edelim. Yani isimler ve milliyetlere göre bakıldığında kaynaklardaki benzerliklerini ;



Şimdi bu 2 iddia arasındaki fark bize şu ihtimalleri söyletiyor.


1- Yafes’in 7 çocuğu var. Ancak diğer kaynaklar 8. İlave etmekte.

Olabilir mi?

Türk kaynaklarını anlarız ama Arap veya Fransız hatta Rus kaynaklar neden eklesin? Ama yine de bir ihtimaldir evet.


2- Gerçekte 8 çocuk var ama İncil’den 8. çocuğun ismi çıkartılmış.

Peki neden? Ve bu mümkün mü?

Eh İncil’in değişikliğe uğradığı kesin zaten, Allah buyuruyor. Ama bu kısım da değişti mi? Eldeki verilerle buna evet demek imkansız ve kesin bir dille yalanlamak çok tehlikeli olabilir tabiki.

Neden değişsin sorusuna ise ben bir sürü cevap bulabilirim. Türk kompleksi malum çünkü. İleri de bunun sebeplerini de göreceğiz. Ama bunu da nihayetinde bir ihtimal olarak burada bırakalım.

3- 7 oğlu vardır ama birinin adı Türk'tür. Misal %97,6 DNA benzerliği ile Tubal? Ya da Tras? veya herhangi biri.

Bu durum basit aslında. Şöyle düşünebiliriz: Biz Türkler genelde tarihimizi yazmaktan ziyade, yaşamakla meşgul olmuşuz. Bizim yaptıklarımızı hep başkaları yazmış. Şimdi misal İngilizler; bugün bizi 'Turkish' diye yazıyor. Veya İspanyollar 'Turco'. Yani çok eski devir ve dillere göre, dış kaynaklarda yazılı isimlerden birisi bizim dilimiz ve tabirimizle Türk olabilir. Trak misal yabancı dilde telafuz şekli ile bizim Türk deyişimizi andırıyor. Trak-Tras benzetmesi bir karışıklık da olabilir. Yafes'e Yafet diyenler de çok çünkü. O devirde bir yazar yazım hatası yapsa, bu karışıklık bu devire kadar devam ediyor haliyle. Eski tarihlerde olayların kulaktan kulağa yayılmasını da göz önünde bulundurmalıyız.


Ve bu konuyu çok daha detaylı inceleyeceğimizi de hatırlatalım. Ciddi bir araştırma ile durumu sadeleştirerek, net bulguları sunacağız.



2 büyük iddianın ortak noktası şu ki: Yafes soyundan geliyoruz. Türk adındaki ilk ata ise Yafes'in ya Oğlu ya da Torunu. Oğlu olma ihtimali daha büyük görünüyor elbette.


Ama asıl önemli olan Türk ortaya çıktıktan sonra; O ve soyundan gelenlerin neler yaptığı!


Bundan sonra bu konulara gireceğiz


Ancak biz bir 3. İddiaya da göz atacağız. Çok sınırlı kaynaklardan olsa da, ortada bir iddia daha var ve Hadislere dayandırılıyor. Bu iddia diğerlerini çürütmüyor ama başka bir boyut kazandırıyor. Evet bu iddiayı ortaya koyanlar (bir koldan da) Sam soyundan olan Türkler den bahsediyor.



3-Türkler Sam’ın Çocuklarındandır iddiası ve Kanturaoğulları



Bu iddianın sahiplerinden birisi Arap Tarihçi Hattabi dir.

Hattâbî: “Onlar Benû Kantûra (Kantûra evladları)dır.’’ der.

Lügatçi Kürau'n-Neml: “Bunlar Deylemdir” demiştir.

(Bu ‘Deylemliler’ meselesi hakkında ayrı bir yazı yazacağım.)


Yine Ruhi, Osmanlı Hanedanının soy kütüğünü şu şekilde çıkarmıştır.

Osman Bey’in babası Ertuğrul Bey’e kadar….özetle…


15 Ertuğrul-Seman Şah-Kaya Alp-Kızıl Boga-Bay Temür-Ay Kutlıga-Tuğra-Karayto-Sakur-Bolgay-Soykur-Buftumuz-Yasak-Cemendür-Aykutluk-Kazı
Han-Yasu- Yalvaç-Bay Beg-Tugra-Togmış-Koç Beg-Artuk-Komarı-Cem
Giymüz-Toraç-Kızıl Buga-Yımak-Baş Buga-Hamur-Baysu-Togra-Sevinç-Çar
Buga-Korolmış-Korçad-Balçık-Komaş-Kara Oğlan-Süleyman Şah-Korhulu-Bozlugan-Bay Temür-Türmiş-Gök Alp-Oğuz-Kazhan-Koyhan-İshak-Sam-Nuh.


Peki nereden çıktı bu?


Önce belirtmeliyim ki, Hattabi’nin bahsettiği Kanturaoğulları başka bir konu, Ruhi’nin bahsettiği İshak Peygamber’e çıkan silsile ise başka bir konudur.Bu iki iddianın birbiri ile bağlantısı Hz İbrahim ve dolayısı ile Sam’a dayanan soy kütükleridir. İnceleyelim :


1- Türklerin Kantura oğulları olduğu iddiası:


Hattabi iddiasını bir hadise dayandırıyor. İbnü’l İbri de aynı görüşte.


Yine Süryani Tarihçisi Ebul Ferec’in “Tarih-i Muhtasar’u-d düvel adlı kitabının 23. Sayfasında da Hz. İbrahim’in, Türk padişahının kızı Kantura ile evlendiğini’’ söylüyor.


Şimdi bu konuya biraz eğilelim ve hadisleri gözden geçirelim:


Sevgili Peygamberimizin Türklerle ilgili çok sayıda hadis-i şerifleri vardır ve bunların çoğunluğu Kütübi Sitte adı verilen altı sahih hadis kitabında yer alır. Bu hadislerin içinde Türklerden KANTURA OĞULLARI diye söz edilen hadis-i şerifler de vardır. Burada aktaracağımız hadisler Abdullah b, Mesud ile Huzeyfe b, el Yemani tarafından nakledilen hadislerdir.

“Abdullah ibn Mesud ( r.a.)’dan rivayet edildiğine göre Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır: “Türkler size dokunmadıkça sakın siz de Türklere dokunmayınız. Çünkü Allah’ın ümmetime vermiş olduğu bu mülk ve saltanat nimetini ilk defa bu KANTURA OĞULLARI onların elinden çekip alacaktır.” (Z. Kitapçı, s: 145)


Diğer bir hadis ise Huzeyfe’den rivayet edilmiştir: “ Huzeyfe b. El-Yemani (r.a.)’dan bildirildiğine göre, Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuşlardır: “ Yakın bir gelecekte Kantura Oğulları Irak ahalisini Irak’tan çıkaracaklardır. Sanki ben bunları gözlerimle görür gibiyim. Onlar kısık gözlü, yassı burunlu, değirmi yüzlü insanlardır.” (Z.Kitapçı, s: 145)


Bu konuyu şöyle toparlayalım; Tüm kaynaklarda bilindiği üzere İbrahim Peygamber’in 3 hanımından birisinin adı ‘’Kantura’’. Ve Kantura Hatun Wikipedia'nın bile yazabildiği ölçüde; bir kısım kaynak sahiplerine göre Türk prensesidir. Bu sebeple İbrahim Peygamber ve Kantura Hanım’dan olma çocuklar ve soyları, yarı Sami yarı Yafetiktir. Tabi bu sadece belirli bir boy için geçerlidir. Yani tüm Türkler için değil. Bu boyun kim olduğunu inceleyeceğiz.



2- Türkler'in Ben-i İshak (İshak'ın soyundan) olduğu iddiası :

Diğer konu ise, Ruhi’nin soy kütüğü konusudur. Anlatılanlara göre İbrahim Peygamber’in oğlu İshak Peygamber, bir kızını Oğuz Kağan’a vermiştir. Ve bu sebeple, bu evlilikten olma soya Ben-i İshak’tan denmiştir. Bu konuda da çeşitli kaynakları inceleyip bir yazı yazacağız.


Ancak bu ilk Türklerin Yafes’ten olduğu gerçeği ile çelişmemektedir tabi ki. Nitekim Vani Mehmet Efendi "Araisü'l-Kurân" adlı eserinin birinci bölümünde şöyle der:

"Türklerin Benî İshâktan kabul edilmesine gelince; buradaki İshâk'ın, İshâk Peygamber olduğu açıktır. Bil ki, ben Türk tarihlerinde, Oğuz Han'ın Yafes'in neslinden olduğunu gördüm. Türkler'in tamamı O'nun neslindendir. Oğuz Han, Hz. İbrahimle çağdaş idi. Hatta Türkler, O'nun İbrahim'e iman ettiğini ve İshak'ın kızıyla evlendiğini de iddia ederler ve Türkler, Kurân-ı Kerîm'de zikredilen Zülkarneyn ile kastedilen, Oğuz Han'dır derlerdi. Bu duruma göre Türkler, anne tarafından Hz. İshak'ın evladı olmuş olurlar. Nitekim Hz. İsa'nın Benî İsrâîl'den olduğu gibi, Türkler de, Beni İshâk'tan sayılırlar. Bunda asla bir müşkillik yoktur."


Yalnız bu konu çok ama çok önemli arkadaşlar.


İleride bu akrabalık ilişkilerini yazacağım. Oğuz Han meselesi ise başlı başına
büyük bir konu. Hele Zülkarneyn!

Şunu da belirtelim ki, İbrahim Peygamber ile Türk akrabalığı konusu İsrail oğullarını çok etkiliyor. Türk-İsrail meselelerinin damarıdır çünkü bu konu. Neredeyse miraslarına bizi ortak görüyorlar. Tabi miras onların mı değil mi? Bu meseleyi de tüm detayları ile yazacağız.

.........

Biz bu 3. ihtimali de özetledik sanırım.



Artık Türk soyuna yakından bakacağız...


 

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
40445 kez okundu

Yorumlar

     23/11/2017 16:13

çok güze olmuş çok detaylı bir araştırma olmuş
Misafir -

Türklerin atası     23/04/2017 13:34

Türklerin tamamı Oğuz Han'dan gelmişse Oğuzlar tüm türklere denmesi lazım oysa Oğuzlar dışında Kıpçaklar, Tatarlar, Hunlar da ayrı bir Türk boyudur. Ayrıca yazınızı beğendim, kaynak belirtip bu kaynakları birleştirip bir sonuca varmanız güzel bir çalışma olmuş.
Misafir -

türkler sami ırkıdır     03/12/2016 22:14

şerefname doğru bence beni kantura hz İbrahim diye geçiyor etrak kavmiler Atatürk tarafından değiştirilmiş bu durum türkler islamdır tezi doğru bence...
Misafir -

yahudi oyunu     18/03/2016 17:44

Aşağıda okuduğum yahudi hezeyanları çok komik.Yahudiler dünkü bir millet türkler onlardan binlerce yıl evvel yazı yazmış şehirler kurmuş ipek elbiseler dikip giymiş bir millettir, türkler ve samiler yazısı saçmalıktır.
Misafir -

     04/08/2015 12:32

Doğru son yazdığın Türk - israil hakkında . Karı Koca ilişkisi gibi şuanda da , İsrail bize bildirmeden bişey yapmıyor . Biz israile bildirmeden bişey yapmıyoruz .
Misafir -

Türkler ve Samiler     10/02/2015 18:52

Bu bilgilere hayran kaldım ve çoğunu biliyordum. Şunu da ekleyebiliirim ki; Yafes oğlu Türk ile Sam kızı Sibel'in dört oğlundan ilki Tütek, Oğuzlar gibi başlıca Türklerin atasıdır. Oğuz Han'ın iki eşiyse Hz. İbrahim'in soyundan gelir. O yüzden Türkler ve Samiler birkaç kez kaynaşıp akraba olmuştur. Türkler Samilerin yolundan gitmektedir.
Misafir -


 Kahve Falı Yasağı, Tekke ve Zaviyeler Kanunu İçin Bir Hazırlık mı?

 

 Adnan Menderes Mahkemesini yenileme talebi İskilipli İçin Hazırlık mı?

Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar6.26276.2878
Euro7.37427.4038
Hava Durumu
Anlık
Yarın
21° 28° 19°